Kolajen Takviyelerinin Alternatifi Var mıdır?

Cildimizin en temel yapıtaşı olan kolajen; uzun yıllar boyunca vücudumuzda yeterli seviyelerde üretildikten sonra, 20’li yaşların sonlarında azalma gösterir. Kadınlarda ise menopoz döneminden sonra kolajen kaybı yılda %2’ye kadar çıkabilir. Bu nedenle 25 yaşın üzerindeki herkesin vücudundaki kolajen oranına dikkat etmesi gerekir.


Yıllar geçtikçe üretimi azalan kolajen vücuttan tamamen kaybolmayacaktır. Dolayısıyla takviye almak bu eksikliğin oluşmamasına yardımcı olmaktadır. Vücuda kolajen alımı için 2 yol vardır. Ya kolajen içeren besinleri tüketmek ya da kolajen takviyesi kullanmak. Blog başlığımız kolajen takviyelerinin alternatifi ile ilgili olduğu için bu yazımızda sizlere kolajen içeren besinlerden bahsedeceğiz.


Kırmızı ve Beyaz Et: Sığır başta olmak üzere keçi ve tavuk etlerinde bolca kolajen proteini bulunur. Ancak en fazla kolajen barındıran bölgeler hayvanların “sakatat” olarak adlandırdığımız bölgeleridir.

Balık: Morina Balığı başta olmak üzere balık çeşitleri de kolajen içerir. Ancak bu kolajen, tıpkı diğerler hayvanların sakatat bölümünde bulunduğu gibi balıkların da en çok pullarında bulunur.


Kırmızı Meyve ve Sebzeler: C Vitamini, kolajenin üretimi ve emilimi için olmazsa olmaz niteliktedir. Dolayısıyla C Vitamini içeren meyve ve sebzeler vücuttaki kolajen üretimini oldukça destekleyecektir. Portakal, limon, kivi, greyfurt, mango ve ananas antioksidan içeriklerinin yanı sıra bol C Vitamini içererek vücudun kolajen ihtiyacına katkıda bulunur.


Sülfür Zengini Gıdalar: Kükürt içeren besinler de tıpkı C Vitamini gibi vücudun kolajen üretmesine yardımcı olur. Zeytin, Sarımsak, Muz, Soğan ve Kereviz gibi besinleri düzenli aralıklar ile tüketmeyi unutmayın!


Diğer Gıdalar: Peynir, Soya Sütü, Çay, Fındık, Akdeniz Yosunu ve Fıstık gibi besinler de protein, lizin ve lif açısından yüksek olduğu için vücudun kolajen üretimine destek sağlayacaktır.

0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör