Jelatin mi? Kolajen mi?

En son güncellendiği tarih: 7 Ağu 2020

Jelatin ve kolajen çoğu zaman birbirinin yerine kullanılsa da aralarında bazı farklar vardır.


Kolajen, vücudumuzda bulunan proteinin ham halidir; jelatin ise kolajen kaynatıldığında veya başka bir şekilde ısıtıldığında ortaya çıkar. Yapıları birbirine çok benzer, ancak besin takviyeleri söz konusu olduğunda farkları daha belirgin olmaktadır.


Kolajen Tozu (Jelatinin Hidrolize Hali): İlgili proteinlerin tekil peptid zincirlerine parçalanmış halini ihtiva eder. Bu formun sindirilmesi daha kolay olup genellikle sindirim sorunları yaşayanlar için önerilir. Kolajenin bu formunun avantajlarından biri, pek çok sıcak ve soğuk içecekle karıştırılabilmesi ve tatsız olmasıdır, bu sayede yiyecek ve içeceklere eklenebilir. Ancak jelleşmez ve jelatine ihtiyaç duyulan durumlarda iyi sonuç vermemektedir.


Jelatin Tozu: Jelatin, GAPS veya SCD gibi diyetlerde sıklıkla önerilen saf formdur. Sindirim sistemini kaplama özelliğinden dolayı önerilmekle birlikte bazıları ilk etapta bu ürünü sindirmekte zorlanabilir. Gıda açısından, jelleşen form bu olup çiğnenebilir vitaminler, sakızlar ve marşmelov gibi ürünlerin yapımında kullanılır. Isıyla birlikte kemiklerde bulunan kolajen ayrıştığı için kemik suyunda doğal formunda bulunur. Kemik suyu bu nedenle buzdolabında saklandığında katılaşarak jelleşme eğilimi gösterir.


Eskiden büyükannelerimiz ve büyük-büyükannelerimiz kolajen ve ilgili amino asitleri içeren kemik suyu, et suyu ve kemik iliği gibi ürünleri daha sık kullandıkları için, bizden önceki nesiller kolajen gibi maddeleri çok daha fazla tüketebiliyordu. Ancak günümüzün beslenme alışkanlıkları bu maddelerin tüketimini de azaltmıştır. Bu nedenle, hem estetik hem de fizyolojik açıdan çok faydalı olan kolajenin dışarıdan besin takviyesi olarak alınması ihtiyacı doğmuştur. Sıvı kolajen ürünleri, ihtiyaç duyacağınız günlük kolajen dozunu alabilmeniz için en uygun formdur.

0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör