Beslenmenin Cilt Sağlığına Etkisi!

Kötü beslenme, yetersiz beslenme ve dengesizlik, düşük su tüketimi, ultraviyole ışınları, serbest radikaller, bazı toksik maddeler ve mekanik faktörler cildin doğal yapısını bozar. Genetik yatkınlık, hormonal denge, bağışıklık sistemi fonksiyonu, alerjik reaksiyonlar ve stres cilt sağlığı için oldukça etkilidir. Tüm bu faktörlerden dolayı cilt zamanla deforme olur. Cildin yaşlanma süreci hızlanır. Yaşlandıkça, cildin gelişimi tersine dönecektir. Gelecekte cilt kendini koruma, duyusal ve iletken özelliklerini kaybedecektir ve bu nedenle de yeterince yağ ve su depolayamayacaktır. Dolayısıyla cildin elastikiyeti azalır ve incelir. Özellikle beslenme ile ilgili sorunları çözmek için vücutta içeriden ifade edilen tüm yönleri önemli ölçüde iyileştirebilir.


Protein

Protein alımı yetersiz ise elastikiyetini kaybeden ciltte kuru çatlaklar oluşacaktır. Özellikle 1-4 yaş arası yetersiz beslenen çocuklarda büyüme geriliğinin yanı sıra cilt sağlığının da bozulacağı gözlemlenmiştir. Bu çocukların cildi ağırlıklı olarak pigmentlidir ve kurudur. Deri hastalıklarından kaçınmak için yeterli miktarda hayvansal ve bitkisel protein alınması önerilir. Protein açısından zengin ana besinler kırmızı et, tavuk, hindi, balık ve fasulyedir. Balıklar haftada iki kez yenmelidir. Izgara yapmak, buharda pişirmek ve kavurmak ilk tercih olmalı, sebze bazlı salata ile yenmelidir.


Yağlar

Cilt sağlığı doğrudan tüketilen yağ miktarı ve tüketilen yağ türü ile ilgilidir. Örneğin; uzun süreli düşük yağ egzamaya neden olabilir. Özellikle bebek egzamasında doymamış yağ asitleri araşidonik asit ve linoleik asit içeriği düşük bulunmuştur. Bu nedenle bu yağları içeren besleyici gıdaların tüketilmesi ve tedavide yüzeysel uygulama olarak kullanılması önerilmektedir. Omega 3-6-9 yağ asitleri hücre yapısına girerek doğrudan cilt yapısına girerler. Kuru cilde sahip ve iltihaplanma eğilimi olan kişilerde, omega 3-6-9 asit eksikliğine atfedilen koyu lekeler ve beyaz lekeler vardır. Yetersiz esansiyel yağ asitleri alımı, yetersiz cilt sebum salgılanmasına neden olabilir.

D Vitamini

D vitamini cilt sağlığının korunmasında ve gençliğin korunmasında önemli bir rol oynar. Cilt hücrelerinin büyümesine ve onarımına yardımcı olur. Serbest radikallerle savaşabilir ve bağışıklık sistemini güçlendirebilir. Çalışmalar, D vitamini alımı ile akne arasında belirli bir ilişki olduğunu göstermiştir.

D vitamininden tam olarak yararlanmak için öğleden sonra kollarınızı, bacaklarınızı ve yüzünüzü 1 saat güneş kremi uygulamadan güneşe maruz bırakın. Güneşle temas eden bölgeyi 1 saat içerisinde temizlemeyin. Depolarınızın doldurulması her gün 30 dakika ile 1 saat arası sürer.


E Vitamini

Genellikle yaşlılarda görülen cilt lekeleriyle mücadelede kullanılabilir ve olumlu sonuçlar verebilir. Cilt yaralarını kolayca iyileştirmek için kullanılır. Antioksidan etkiye sahiptir ve kırışıklıklar ve diğer yaşlanma belirtileriyle savaşabilir. Vücuttaki hücrelerin oksidasyonunu engelleyerek hasarın azalmasına destek olur. E vitamini yönünden zengin besinler arasında; tam tahıllı ürünler, balık, yağlı tohumlar, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler bulunur.


C vitamini

C vitamini, darbelerin neden olduğu hasarı önleyebilir ve cilt yüzeyinin pürüzsüzlüğünü koruyabilir. Varisli damarları önlemeye ve tedavi etmeye yardımcı olur. Bağ dokularındaki aktivitesi nedeniyle yara iyileşmesini de hızlandırır. Atopik dermatit, sedef hastalığı ve akne tedavisinde C vitamini kullanımı olumlu sonuçlar verebilir. Özellikle biber, kişniş, kuşburnu, kivi ve brokoli önemli C vitamini kaynaklarıdır.

0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör